online pharmacy usa

Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Ahkam kesilmemiş

Ateistin bilboard'u dindarı yorar mı?

Aslanım Dawkins, takmış koluna elin hanımını bizi orta yerimizden çatlatıyor… Ateist çalışmaların öncüsü olan iş, Londra sokaklarında kol gezmeden az önce…

Bu da Madrid sokaklarından Londra’ya selam eden atesitlerden geliyor, bu arada işin şahaneliğini 2 ile çarpan bir olay var; bu iş sokaklarda gezmeye başlayınca Evangelist Church of Fuenlabrada (Madrid’den bir iki saat uzakta bir şehirmiş) “God does exist, enjoy life in Christ” diye bir ilan vermiş şehrin çeşitli bilboard’larına. İşte aradığımız, özlediğimiz ve kıskandığımız tahammül derecesi budur.

Bu da Londra’lı dindar arkadaşlarımızın tepkisi…

“Atheism – Because there is no credible evidence”
Bu da Avustralya’da yapılmaya çalışılmış ucundan provokatif çalışma, reklam alanını kiralayan şirketin sansürüne takılmış”

Orange County, Florida
(Rivayete göre bu bilboard’dan tek şikayetçi arkadaş, yakınlarda bir lokanta işleten amca olmuş. İşler bıçak gibi kesilmiş. Protesto tepki diye buna derim, dünyanın bu taraflarında bir yerde olsa bu; bilboard yakılır, arabalar ters çevrilir, çop kutuları yakılır, şehirde terör estirilirdi.)


Colarado Springs

Lise dönemi din derslerimden aklımda kalanları özetlemem gerekirse bu dialog size nerede durduğumu gayet açık ve net anlatacaktır sanırım;

– Hocam şimdi sizin bu savaş dedikleriniz hz. muhammed ve ekurilerinin kervan basıp yağmalamasından ibaret… öyle mi?
– Eren dışarı.
– Ne?
– Dışarı dedim.
– Peki…

Lise sınıfında bile bu konuda bir eleştiri yapmak, cezaya tabi bizim şu ülkemizde. Bence çok acıklı bir durum. Lise çağında bir adama bile lafını anlatamayacak, çocuğun söylediklerine tahammül edemeyecek bir kafa yapısı tarafından eğitilmiş olmayı kabullenmek acı. Eh durum böyle olunca yurt dışında son zamanlarda boy gösteren bilboard’lara ancak gıpta ve biraz da kıskançlıkla bakar oldum.

Bilboard’ları beğenmek ya da beğenmemek, savunduğu özgürlüğü savunmak ya da “Allah onların belasını versin” demek kişinin kendi kararıdır ama sanırım her aklı selim adam bu konuda özgürlük sahibi olmalarını kıskanacaktır. Ayrıca bir reklamcı olarak da kıskançlığımın hayli kabarık olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Adamlar istedikleri ilanı ne kadar kışkırtıcı olursa olsun ” Vatandaşları galeyana getirmek yassah kardeşim” nidalarından sıyrılarak kamuoyunun beğenisine sunabiliyorlar.

Dinde hayal gücü ve yaratıcılığın yerlerini “sus çarpılırsın” teorisine bırakmış olmasından, bizim böyle bir işi İstanbul’da sokaklara koymayı bırakın internette konuşmaktan bile korkar, çekinir bir halde olmamız, dünyadaki yerimizi anlatıyor sanırım. Mesela Murat Süyür’un şu işini ya da benzerlerini İstanbul’da sokaklara koyabilmek çok isterdim açıkcası.

En sevdiğimi en sona sakladım;

PS: Kimseyi üzmek kırmak istemem. Ben tamamen ifade özgürlüğü taraftarıyım. Yoksa herkesin tuttuğu kendine. Bana ne kim neye inanırsa inansın dimi ama…

Bu da bir Amerikalı arkadaşın kriz sonrası uyarlaması…

Ahkamlar

Switch to our mobile site