online pharmacy usa

Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Ahkam kesilmemiş

Televizyon

Geçen gün reklam ve reklamcılıkla hiç alakası olmayan bir arkadaşıma Tribal DDB Worldwide CEO’sundan geçen sene dinlediğim bir takım şeyleri anlattım. Kendisine enteresan geldi, ben de “madem öyle belki Adamlar Yapıyor insanlarının da hoşuna gider” dedim… Reklamcılıkla içli dışlı olanlarınız; “hadi bea!! gerçekten mi? gibi kinayeli yakıştırmalar yapmasın… herkes ajansta yatıp kalkmıyor…

Amca bize, internetin ne menem bir şey olduğunu, daha doğrusu bildiğimizi sandığımız internet nanesinin aslında bizim hiç bilmeğimiz bir boyutta gelişme gösterdiğini ve yakın zamanda aklımızın hayalimizin alamayacağı şekilde hayatımızı şekillendireceğini anlattı. Güzel örnekler verdi.

Mesela dediki; büyük reklam şirketleri kabul etmek istemiyor ama televizyon reklamcılığı çok yakında, en azından gelişmiş ülkelerde, suyunu çekecek. Artık hiç birimiz televizyon seyretmemizdeki neredeyse tek neden olan dizileri televizyondan seyretmiyoruz. Artık video on demand, Tivo, podcast denilen zavazingolar var. Artık reklamlardan sek sek sekerek izliyoruz dizilerimizi.

Peki bu ne demek? Hemen açıklayayım. O dizileri seyrediyoruz çünkü yüksek bütçeli ve şahane prodüksiyonlu yapımlar kendileri. Taş gibi ablalarımız, abilerimiz oynuyor. Bunlar yetenekli kardeşlerimiz de olduklarından çok para istiyorlar. Bir de üsütne patlamalar çatlamalar, uçan insanlar gibi özel efektler var. Onlar da su yakmıyor. Lakin yayınlandıkları kanallara 2059730975 milyar dolarlık reklam geliri getirebiliyorlar, çünkü bol kepçe izleniyorlar. Bu yüzden alan da ve veren de memnun halinden. Fakat insanların reklamları geçerek izlemelerinden ya da reklamsız hallerini download ederek izlemelerinden kelli bu gelirler düşecek. Ross’a, Rachel’a bölüm başına 1 milyon kağıt verecek bütçe olmayınca, bu adamlar dizide oynamayacaklar. Onlar olmadan bu diziler insanların seyredeceği, ayılıp bayılacağı kalitede olamayacak. Durum böyle olunca, bu döngü hiç durmadan devam edecek ve TV’nin köküne kibrit suyu dökülecek.

Dandik dandik dizilerin birlikteliğinden oluşan Televizyon kanallarının tahtına internet oturacak. Haberiniz ola. Zaten son 2-3 senedir ulusal Türk kanallarının yüzüne bakmaz oldum. Friends’i Lost’u bilemedin How I met your mother’ı kaybetmesi kaçınılmaz olan ComedyMax’de yarıştan kopunca, laptop’um ve internetimle baş başa kalacakmışım gibi bir his var içimde. Haydi hayırlısı…

Peekii bu ne demek, hepimiz işi gücü bırakıp internet öğrenmeli. İstek halinde internete taklalar attırtabilmeliyiz. İnternet hali hazırda hayatınızın %80’i falan değilse, hazır olun 3 vakte kadar olacak. Treni kaçırmayın, hala anlaşılır bir durumdayken konuya hakim olun.

Daha önce Channel‘in marifetlerini anlatmıştım. Hatta THY konkurundan da bahsettim. Ama HBO’nun geçen sene Cannes’da Altın Aslan alan şahane Voyeour işinden size daha önce koklatmamıştım. Bilmeyenleriniz mutlaka bir göz gezdirin.

Bir de videosundan attırdım şuraya ama siz yine de websitesine de gidin.

Ayrıca reklamcı arkadaşlarımız için de bundan böyle Seda Sayan’ı internete gömmenin bir yolunu bulmak gerekeceğinin sinyalleri bunlar. Daha Türkiye’de internet öyle ana mecra yerine pek konulmuyor, daha çok TVC prodüksiyonundan voleyi vuran ajansın reklamverene eşantiyon niteliğinde sunduğu bonus mecra yerini tutuyor kendisi. Bana böyle işlerle gelin diyen müşterilerin eli kulağındadır haberiniz olsun.

Ahkamlar

Switch to our mobile site