online pharmacy usa

Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

Ahkam kesilmemiş

Hırsızlık yaparken ne giymeli?

Sivil hayata yaklaştıkça, a.k.a şafak sıkıştırdıkça, enteresan duygular içinde demebelenmekteyim. Çenem açıldı görüyorsunuz. Eski formumda olmasam da, çarşı iznine çıktığımda mutlaka bir şeyler çiziktiriyorum. Sanırım askerliğin verdiği mallık ve sıkıntıdan sıyrılma eğilimleri bunlar.
Artık nöbetçi çavuş değilim. Bundan böyle devrik liderim. Erbaşlıktan erliğe indirildim (iki kısa dönemiz 3 bucuk aydır ben gececi çavuştum, öbür poşet nöbet tutuyordu, sıra ondaymış artık. Başkomutanımız öyle emretti). Yine nöbet tutmaya, devriyeye çıkmaya başladım. Karakolun renkli tarafı da, biraz amemelik de getirse yanında, devriye ve nöbette ortaya çıkıyor aslında. Mesela dün nöbetim sırasında bir takım adamlar getirdiler, ağızları yüzleri kan içinde, “nedir durum komutanım?” dedim. “Hırsızlık yaparken yakalamış köylü, iyice pataklamışlar” dedi. Aslında gayet normal bir hırsız-jandarma durumu söz konusu. Köylü linç edecekmiş biri jandarmayı aramış, biz de gidip almışız. Benim komiğime giden şey adamların kıyafetleriydi. Bilmem sadece bana mı garip gelecek ya da bu benim kafamdaki hırsız fotoğrafının kültürel emperyalizime maruz kalmasından mı böyle ama bana “hadi hırsızlık yapmaya” deseniz. Siz birer içki koyarken, ben üstüme rahat bir şeyler alırım. Ne bileyim lastik papuç giyerim, koyu renk bir şeyler bulurum üzerime geçirecek. Kar maskesi takarım, kilotlu çorap geçiririm kafama (tamam biraz filmlerden etkilenmiş olabilirim ama en azından hem tanınmam hem de işin havasına girmiş olurum) ve mutlaka eldiven giyerim. Yani kısacası bildiğiniz filmlerde resmedilen hırsızlar gibi giyinirim.

Dün gecenin yıldızlarının biri kravatıyla tam takım lacileri çekmiş kız istemeye gider bir havası olan filinta gibi bir delikanlıydı, diğerinin kostümü daha gösterişsiz ama bir o kadar hırsızlıkla alakasızdı; yumurta topuk ayakkabı, bej kumaş pantalon, gömlek ve kahverengi lifli kadife ceket…

Bilemedim, benden başka kimseye garip de gelmedi durum. Gizem’e sordum o nasıl bir kostüm tercih ederdi diye; “nereyi soyacağımıza bağlı” dedi. Bir evi soyacaksak koyu bir şeyler olmalıymış ve sessiz olmamız gerekeceğinden lastik ayakkabı giymeliymişiz. Ama cafe gibi bir yeri soyacaksak dikkat çekmemek için gündelik kıyafetler giymek gerekirmiş.

Sonuçta Türk hırsızlarla, Amerikalı ya da ne bileyim İngiliz hırsızların kıyafetleri farklı mıdır? Bu farktan bir hırsızın hangi ülke vatandaşı olduğu tespit edilebilinir mi? Her ülkenin folklorik kıyafetleri mi vardır hırsızlık yaparken giydiği? Onlar daha profesyonel mi yaklaşmaktalar hırsızlığa, neredeyse her şeyi daha iyi yaptıkları gibi kullandıkları hırsız kostümleri için de mi “adamlar yapıyor” demek lazım? Bunlar işin şakası tabi…

Adamlar 16 plakalı bir arabayla gelmişler Trabzon’a. “Hırsızlık için çıktıkları bu yolda yanlış kostüm seçimlerinin yakalanmalarında hiç payı var mıdır acaba” diye düşünmeden edemedim açıkcası….

Ahkamlar

Switch to our mobile site