online pharmacy usa

Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image
Scroll to top

Top

13 Ahkam Kesilmiş

Hükümetim beni korur...

| 13 . 06 . 2013

 

13-06-2013 09-57-33

 

 

 

Hükümetimiz, yüksek ve ileri demokrasimizin rüzgarını da arkasına alarak her mecrada bizi koruduğu gibi bu alkol denilen illetten de bizi websitelerini yasaklayarak koruyor. efespilsen.com.tr ve diğer tüm içki markalarının websiteleri Pazartesi itibari ile susmuş durumda. Yaşa varol sevgili hükümetim. Bütün bu ayakoyunlarını, “adı lazım değillerin” komplolarını nasıl da hemen uzaktan anlayıveriyorsun hastayım sana. Allahtan sen varsın da benim 30 yaşımda veremeyeceğim kararları sen benim yerime alıyorsun, beni hep koruyorsun. Beni kendimden bile koruyorsun ya o zaman kendimi acaip güvende hissediyorum.

Beni bana kırıyorsun, anladığım dilden de konuşuyorsun zaten. Kendin anlatamazsan diye, özel ders versin diye %50’yi evime göndermeyi bile öneriyorsun mesela. Şimdi galiana falan gelirim diye haber kanallarını önceden uyarıyorsun düzgün yayın yapsınlar hatta mümkünse yapmasınlar diye. Çocuğunun korku filmi seyretmesine izin vermeyen anne şefkati var sende.

Biliyorum Gezi parkını da “Böcek, akrep yapar” diye yıkmak istiyorsun da söyleyemiyorsun. Ya da o gaz bombaları hep bana zarar vermek isteyen marjinal grupları ayıklamak içindi. Hepsi benim iyiliğim için, 3 çocuk genç kalalım diye, porno yasakları daha iyi bir seks hayatım olsun diye, içki zaten bütün kötülüklerin anası. Ana demişken her kadın bu duyguyu yaşasın diye kürtajı yasaklamak istedin seni anlamadık, yasaklayamadın. Üzüldüm ben o gün seni anlayamadık diye. Sonra sokaklar güvenli olsun diye, insanların muhabbette olduğu masaları kaldırdın. Ya geçemeseydim o sokaklardan bir çırpıda ne olurdu bana? Heykel dediğin nedir onu yıkarsın ama bilirsin bana barok opera binası yakışır. İnternet dediğin de zaten tam bir baş belası, bir giriyorsun içine saatlerce çıkamıyorsun. Hele bir de evlenmemiş dizi karakterleri var ki onlar tam bir şeytan, ama allahtan bana kötü örnek olmasınlar diye senaryoya da el attın allah senden razı olsun. Bir an yoldan çıkıyorum sandım… Başka neler vardı dur bakayım; ha şey vardı, gazeteci illeti vardı. Zaten böyle 500-600’ün üstünde kelime haznesi olan adamdan hayır gelmez. Bir sürü şey anlatıyorlar, cevap veremeyeceğin sorular sorup hem seni yoruyorlar hem benim kafamı karıştırıyorlar. Onları da tutukluyorsun ya, işte o zaman iliklerime kadar hissediyorum seni. Canım hükümetim benim.

Nasıl da güzel biliyorsun bu şark kurnazlığını, ne güzel çağırdın 11 tane alakasız insanı. Konuştun onlarla, “referandum yaparız pampa sen rahat ol” dedin gönderdin. Ne anlattıysan içeride hepsi dayak yemiş gibi çıktı dışarı. Hepsi “valla çok güzel oldu, biz kazandık demokrasi kazandı eh he eh he” diye gülerek çıktı. Nasıl da güzel 3-5 ağaca indirgedin yüzbinlerce kişinin sokaklarda yürümesini, 10’larca ilde insanların bağırtılarını. “Sizinle konuştum daha ne istiyorsunuz, referandumla da karar verecez daha ne istiyorsunuz” demenin zeminini ne güzel hazırladın. Eh hani bana azınlığın haklarının korunması? Yine çoğunluk azınlığın ağzının payını verecek mi yani?

Bunun referandumu yapılır mı? Çük kadar yeşil alan kalmış hakkım değil mi bu? Hadi diğer konuları geçtim, bu işin sadece Gezi Parkı’nı korumakla sınırlı olduğunu varsayalım; halk mı karar verir buna? Bilir kişiler yok mudur bu konu hakkında? Profesiyoneller yok mudur? Şehir planlamacıları, sosyologlar, mimarlar bunca sene kendi branşlarını boşu boşuna mı okumuşlardır sence? Bir danışmak gerekmez mi?

Gerçi sen en iyisini bilirsin ama oldu mu bu şimdi?

 

 

 

Comments

  1. elturco78

    Cuma günü Bakırköy belediyesi, Millet parkında ağaç kesimi yaptı ve yerlerine kaldırım taşı döşemeye başladı…acaba ağaç taksimde olunca mı değerli? yoksa ağacı kesenin kimliğine, ideolojisine göre mi tepki vermek gerekiyor??

    http://www.mey.com.tr/tr.html bu da mey içkilerinin sitesi, az önce giriş yaptım… tam olarak kanunda web siteleri için ne gibi kısıtlamalar var bilmiyorum, ilgimi çekmediği için de araştırmadım ama sen sitelere bile giriş yapılamıyor deyince bünyesinde en çok alkollü içki markasını barındıran mey içkinin sitesini tıkladım ve rahatlıkla girebildim… bu bana daha çok her yaz başında şark kurnazlığı yapan zeki mayolarının sahibinin taktiği gibi geldi, kendisi her yaz başı billboardlara para vermeden bedava reklam yapmak için medyadaki tanıdıkları vasıtasıyla bir kaç kanalda şu haberi yaptırır, belediye şeriatçı olduğu için mayo reklamına izin vermedi diye haber yapılır, 1 hafta tüm medyada konuşulur sonrasında ise uyanık zeki beyin aslında ilan vermek için en ufak bir teşebbüste bile bulunmadığı ortaya çıkar ama ne yazık ki bu kısım hiç bir kanalda yer bulamaz ve böylelikle şark kurnazımız zeki beycik bedavaya reklam yapmış olurdu…haberi yapan arkadaşlara en azından güzel bir tatil ısmarlamıştır herhalde canım, eşşek değil ya sonuçta…Her hükümet karşıtı söze balıklama inanmaya hazır bir topluluk olduğu için bu tarz firmaların yaptıklarını samimi bulmuyorum…ayrıca öyle bir anlatım yapıyorsunuz ki duyan da herhalde alkol komple yasaklandı, içeni asıyorlar sanacak…barlar, oteller, meyhaneler ve benzeri yerler içki satışlarını rahatlıkla yapabiliyorlar, tekel bayilerine ve de benzin istasyonlarına gece belli bir saatten sonra satış kısıtlaması geliyor o kadar…ki bunu da senin yazını gördükten sonra google’da yaptığım kısa bir aramadan sorna gördüm, bir söz sırf hükümet lehine söylendi diye iyi değildir ama sırf hükümet aleyhine söylendi diye de iyi değildir…demogoji yapıp sapla samanı karıştırmaya gerek yok…fazla değil bundan bir buçuk ay kadar önce letonyadaydım, bir rusla tanıştık, elinde sarmalık sigara vardı, istedik bize 4 dal verdi, para teklif ettik almadı, biz de gel sana votka ısmarlayalım deyince kabul etti, girdik içki satan dükkana ve votkayı istedik, kusura bakmayın satış yok dediler…saat 22den sonra içki satışı yasak diye 22.05’de bizi yolladılar…orada da kesin şeriat hakimdi herhalde…

    • fitoplankton

      Bir sürü ünlü içki markasının web sitesi gayette ziyaret edilebiliyor… Bu durumda efespilsen’nin samimiyetimi sorgularım ben. ne güzel mağdur edebiyatı yapmış efes helal valla.

    • Eren

      Eğer sen burada hala olayın Gezi Park’ını korumaktan ibaret olduğunu düşünüyorsan sana zaten çok fazla anlatılabilecek bir şey yok. Yukarıda yazdıklarımı anlayamamışsın, ya da anlamak istemiyorsun. Son 10 yılda insanların hayat tarzına direkt olarak hükmetmeye çalışan bir hükümet olduğunu göremiyorsan, sanatı sanatçıyı paçavra olarak gören bir yönetimi fark edemiyorsan, tek bir kişinin estetik, ideolojik, etik, ahlaki değerleri tarafından şekillendirililen bir ülkede yaşamaktan memnunsan, çoğunluğun istediğinin olduğu azınlıkların yok sayılmasını içine sindirebiliyorsan zaten senin için bir sorun yok demektir. Çünkü sen çoğunluksun ve zaten istediğin oluyor demektir. Tabiri caizse senin sikin taşaklarına denktir.

      Sana, durumu açıklayacak, tarihten bir kesit göstereyim. Aşağıdaki metin ünlüdür; Martin Niemöller’in kelamlarıdır.

      Naziler önce Komünistler için geldiler, bir şey demedim çünkü Komünist değildim. Sonra Yahudiler için geldiler ve bir şey demedim çünkü Yahudi değildim. Sonra sendikacılar için geldiler ve bir şey demedim çünkü sendikacı değildim. Sonra Katolikler için geldiler ve bir şey demedim çünkü Katolik değildim ve sonra benim için geldiklerinde ise çevremde benim için bir şeyler diyecek kimse kalmamıştı.

      Mey içkinin şu anda daha bir adım atmamış olması onların da seve seve sitelerini kapatmak zorunda olmayacakları anlamına gelmez. Bunun dışında eğer Efes sadece bu faşist yönetime mesaj kaygısı gütmek için kapattıysa da sitesini, sonuna kadar arkasındayım. Güzel hareket.

      Ayrıca hükümet yanlılarının genel tutumu olarak yaptıkları işlerin örnekleri olduğunda Avrupa ülkerlerinden örnekler verip, işlerine gelmediğinde “tanımamaları” inanılmaz şık duruyor, zengin gösteriyor. Örnek mi veriyoruz verelim; Letonya, Rusya ve benzeri ülkelerde kadar içki içiliyor? Ne kadar alkolik var? Türkiye’de bu rakamlar nasıl hiç baktın mı? Önce bir bakalım… Demek istediğim Türkiye’de alkolizmden önce vatandaşların korunması gereken o kadar çok konu var ki, asıl bu düzenlemeler samimi değil. İçkiden önce ensest, taciz, tecavuzden korunmak gerekmez mi sence?
      Ya da mesela Fransa’da da var buna benzer kararlar, ama orada aynı zamanda sendikalar var ve allah seni inandırsın grev ve gösteri hakları var! Ha bir de mesela gayler evlenebiliyor orada. Neden bunları örnek almıyoruz da içki yasasını alıyoruz?

      • elturco78

        klasik soyut klişe lafları arka arkaya dizince haklı duruma mı geçmiş oluyorsun? hayat tarzımıza müdahale, yaşantımıza karışıyorlar gibi içini doldurulamamış, somut örneklerden ziyade soyut ifade edilmiş açıklamalar ne kadar güzel kelimelerle süslenirse süslensin anlam ifade etmiyor…ayrıca çoğunluğun azınlığı ezmesi değil, azınlığın çoğunluğu ezmesidir bu ülkenin sorunu, facebook’da bir çok senin fikrindeki arkadaşlarım ülkede ifade özgürlüğü yok diyerek malum kişiye ana, avrat, bacı, kız demeden dümdüz gittiler, acaba daha ne kadar ifade özgürlüğü olabilirdi? aynı cümleleri amerikada obama için sarf etseler acaba sonları neresi olur? seni asıcaz, geberticez gibi tehditlerin çok daha hafifini amerikada obamaya yapsalar acaba guantanamoda ziyaretlerine kaç yıldır bir izinle gidebilirdin? avrupada sendika, grev hakları demişsin, o zaman oradaki sendika başkanları ile buradaki sendika ağalarını da bir karşılaştır istersen, orada sendika bir grev kararı aldığında buna sendikalı çalışanlardan hariç normal halk da destek veriyor çünkü biliyorlar ki orada sendika gerçekten işçinin ve emekçinin hakkı için çalışıyor ve de bazı ağaların nemalanma kapısı değil, büyük otellerde rus karıları getirtip paralarını otele ödettiren sonra da bunları toplantı salonu kirası, perde kirası, projeksiyon kirası, coffee break gibi muhtelif kalemler ile sendikaya faturalandıra türk sendika ağaları gibi değil, bunları düzeltmeliyiz, herşeyi devlet örnek alsın diyene kadar biraz da insanlığı biz örnek alsak önce ondan sonra devletten beklesek, yurtdışında ayağını kaldırımdan yola attığında bütün arabalar durur, kimse trafikte emniyet şeridine girmeyi düşünmez, vergi kaçırabilmek için 120 takla atmaz, çalışan sigortalarını asgari ücret üzerinden göstermeyi düşünmez…bizim beğenmediğimiz almancılar bile edirneye kadar bütün trafik kurallarına uyar ama edirneden girince bizim gibi trafik canavarı olur…kimse kusura bakmasın, halklar hak ettikleri şekilde yönetilirler, hükümetteki adamlar uzaydan gelmedi, bu halkın arasından çıktı, biz halk olarak ne kadar iyiysek onlar da o kadar iyidir…ne bir gram eksik, ne bir gram fazla…öyle 90 senelik klişe irtica geliyor, giyimimize, içkimize karışıyorlar, ay napcaz diye lümpen sosyete çığlıkları atmaya gerek yok…son 15 gündür hükümete ve ona oy veren insanlara her türlü küfrü, hakareti eden insanlar mı yaşam tarzlarına müdahele edilecek diye korkuyorlar? yoksa 15 gündür her türlü küfrü ve hakareti işiten ve buna rağmen kötü söz söylemeyen insnlar mı yaşam tarzlarından korkuyorlar? kabataş’ta kucağında 6 aylık bebeği ile “tayyibin orospusu” diye küfürler edilerek saldırıya uğrayan genç kadın mı korkuyor? süslü laflar etmeye gerek yok, yıllardır yok malezya mı olucaz? yok irana mı benziyeceğiz? yok arabistan mı olucaz diye korkmaya gerek yok…anadolu da bir laf vardır, “alt sokakta bir yalan attım, üst sokakta ben de inandım”…

        • Eren

          Öncelikle ne kadar güzel genellemeler yaptın böyle Türk sendikacılar yuuuuh, Fransız sendikacılar oooleeey diye. Şahane gerçekten. Benim yazdıklarıma tek bir cevap vermeden, satır aralarıdnan demagojinin belini kırdın helal olsun valla. Neyse ben sorularımı en son tekrarlarım ama önce senin söylediklerini cevaplayayım.

          Hadi şu “klasik soyut klişe” laflarımı somutlaştırayım senin için;

          Akp hükümeti hayatıma nasıl karışıyor isimli çalışmamı okuyacaksın hazır ol.

          1- Sevgilimle nerede nasıl davarnımacağıma karışılıyor; metroda uyarılıyorum, otobüste öpüşünce dayak yiyorum, lisede 45cm uzakta durmam söyleniyor, Beyoğlu’nda yan yana oturmayayım diye zabıtalar iki kişilik koltukları kaldırmaya çalışıyorlar. Bunlar direkt olarak AKP kanunları değil ama yandaş yerel yönetimlerin et kafalı hareketleri.

          2- Alkol tüketimime dolayısı ile yaşayış biçimime sınırlamalar getiriliyor. Dediğim gibi Türkiye’de bir alkolizm sorunu yok, halletmemiz gerken çok daha önemli sorunlar var. Ama içki markaları festivallerin dünyanın her yerinde ana sponsorudur. Gençler içip eğleniyor. Bu AKP için sıkıntı. İçki sponsorluğunu “koruyoruz” diyerek yasaklarsan festivaller, müzik ve etrafındaki kültür ölür. İçki satılan konsere 24 yaş sınırı getirirsen bu kültür ölür.

          3- Kürtaj hükümetin vereceği bir karar olamaz. “Sana ne?” derler adama. Sınırlandıramadılar ama şimdi devlet hastanelerinde kadınlara orospu muamelesi yapılıyor kürtaj için geldiklerinde.

          4- Hangi ülkede kurmaca dizi karakterleri Başbakanın gündemindedir. Nasıl bir hükümet ve ideoloji kurmaca karakterler “aile yapsına” uymuyor diye evlendirilir?

          5- İnternet nerede yasaklanır, sınırlandırılır, filtrelendirilir? “Seçim hakkım var” deme, youporn.com a girmeye çalış. Nasıl bir başbakan kimin neye 31 çekeceğine karar vermeye çalışır?

          6- Heykeller nasıl yıkılır? “Tükürürüm böyle sanata” ne demektir? Yeterince somut mu bunlar?

          7- Her türlü mualif sesi sansürlemek, engellemek ve sindirmek yeterince hayatımıza karışmak değil mi senin için? Dünyanın en çok gazeteci hapse atan ülkesinde olmaktan gurur duyuyor musun?

          8- İstanbul’un türlü kültürel ve tarihi değeri olan mekan ve binasının peşkeş çekilmesi, kamusal alan diye bir şeyin kalmaması sana koymuyor mu? Haydarpaşa, Emek Sineması, Gezi Parkı…

          9- Peki ya kentsel dönüşüm adı altında yapılan sosyolojik ve kültürel kıyım?

          10- Tecavüz, taciz, ensest, pedofili kol geziyor ülkede, ama kol kırılıyor yen içinde kalıyor. Sahi bir Hüseyin Üzmez vardı ne oldu ona?

          Bunlar saat 10’da bir çırpıda aklıma gelenler, çok istersen devam edebilirim…

          Bunun dışında “Obama’ya laf edemezler” nasıl bir cahilliktir dilim tutuldu. Sanırım kültürel gelişimini Türk ulusal kanallarından tamamladın. Dünyanın medeni ülkelerinde sanatın her türlüsü fikir, düşünce ve konuşma özgürlüğüne tabidir. Yargılanmazsın, seni bir iki bölüm Southpark izlemeye davet ediyorum. Ya da ne bileyim David Letterman izle… Ayrıca ben hayatımda hiç bir medeni ülkede Facebook’a yazdığı bir şey yüzünden hapse atılan birini duymadım. Sen duyduysan haber ver…

          Sonlara doğru çark etmişsin “her şeyin başı eğitim”e getirmişsin sorunumumuzu, AKP hükümeti 4+4+4’le oraya da el attı, ya da YÖK ve Eğitim Bakanlığı’mızın şahane yönetimi ile hile hurda skandalar kol geziyor. İyi eğitimli gençliğin eli kulağında emin olabilirsin…

          • elturco78

            birincisi sendikalar ne kadar kötü derken biri kötü diğerleri iyi ama ben genelleme yapayım demedim, birebir yaşadığım şeyleri yazdım, yıllarca barmenlik yaptım, istanbuldaki kalbur üstü otellerde çalıştım, ve o sendikaların nasıl işlediğine birebir şahit oldum…sendikalı olarak da çalıştım ama bu pislikleri gördükten sonra sendika lafını ağzıma bile almadım…sendikalar o kadar inandırıcılığını yitirmiş durumdaki hadi greve dediklerinde kendilerinden başka katılan olmuyor…ama bunun suçlusu da benim dimi…

            1- kusura bakma benim kız arkadaşım yabancı ve de istediğimiz heryerde rahatlıkla öpüşebiliyoruz, metroda da, vapurda da…sen işi ön sevişmeye kadar götürürsen elbette bir tepki gösterilir…ayrıca buna örnek olarak 12 sene içinde ankaradaki metroda görevli bir işgüzarın anonsundan başka bir şey bulamadın mı? liselere gitmeyeli baya oldu galiba, git bakalım hangi lisede kızlara 45 cm den fazla yakın olamazsınız diye bişey var, beyoğlunda sevgililer yanyana oturmasın diye ikili koltukları kaldırılıyor demişsin, çok güzel peki zabıta niye o cafelerin kapı önündeki ikili koltuklarını aldı da, içerideki ikili koltuklarına dokunmadı? daha bu haber yapıldığı gün beyoğlu belediye başkanı açıklama yaptı, söz konusu mekanlar caddeye koltuk atma hakları olmadığı halde ısrarla caddeye, kaldırıma masa attılar, defalarca uyarmamıza rağmen o koltukları kaldırmadılar bizde kanunu çiğnedikleri için o koltukları topladık diye açıklama yaptı ve de o mekanlara gönderilen ihtarnameleri tek tek tv de gösterdi, koltukları ikili olunca bu mekan sahipleri E-5’e de masa sandalye atabilirler mi yoksa?

            2- türkiyede 2002deki alkol üretimi ve tüketimi ile bugün olan tüketim arasında olumlu anlamda büyük bir artış var, festivaller, sponsorluklar hakkında haklısın, maalesef devlet ya tam vuruyor bu konuda ya hiç vurmuyor, alkollü araç kullananlara daha büyük cezalar getirilsin hatta bu şekilde kazaya sebebiyet verip birilerinin ölümüne, yaralanmasına yol açanlar 2. derecede cinayetle yargılansınlar sonuna kadar desteklerim ama gençlik festivalleri, kültürel etkinliklere bu kadar kısıtlama getirilmesi yanlış…

            3- kürtaj dünyada bir çok ülkede ya tamamen yasaktır ya da belli kısıtlamaları vardır, sağlık şartları, tecavüz gibi nedenlerle izin verilir ve bu yasanın her konuşulduğu ülkede destek ve protesto gösterileri sürekli olmuştur, benim açımdan yasaklamak gereksiz birşeydir çünkü bu direk yeraltına iner, gizli saklı köşelerde, merdiven altı kliniklerde illegal biçimde yapılmaya başlanır ki bu da çok daha tehlikeli bir durum ortaya çıkartır, bu nedenle devlet kontrolünde daha sağlıklı ortamlarda yapılması daha uygun olur, fakat bunda da bir hafta sınırlaması olması gerekir, çünkü embriyo oluştuktan sonra artık o da bir canlıdır ve onu öldürmek de cinayet olur.

            4- fazla uzağa gitmeye gerek yok, senin southpark dediğin dizi için amerikada ne senatörler tepki gösterdi, bir ara metal fırtına diye bir kurmaca kitap çıkmıştı, amerikada bu kitaptan dolayı ne açıklamalar yapıldı, dışişleri bakanları sürekli bizim bakanları arayıp bişeyler yapılmasını istemişti, büyükelçileri hergün farklı gazetelere demeçler veriyordu biz türkiyenin dostuyuz, bu kitap çok sattı biz halkın gözünde düşman gösterilmek istiyoruz diye…kurtlar vadisi gibi aslında absürd komedi olan bir dizi için bile başta israil kaç ülke ne açıklamalar yaptı…

            5-youporn mahkeme kararı nedeniyle kapalı, bazı homemade videolardan dolayı türkiyeden kamyonla şikayet olduğu için, hükümet istediği için değil, xhamster da kapalı bu yüzden, bizim salaklar evde kız arkadaşlarını çekip sonra bu siteyi benden başka bilen yoktur sanıp bol bol yüklediler sonra da meşhur olunca hemen şikayeti bastılar…internette kapalı olan sitelerin hepsi mahkeme kararıyla kapalıdır, devlet kendi kafasına göre filtreleme yapamaz, bu hükümet gitsin, en solcu ya da en özgürlükçi hükümet gelsin, sonra git bu tarz bir siteyi şikayet et mahkeme yine aynı kararı verir…

            6- sen devletin arazisine devleti temsil etsin diye bir heykel yaparsan o zaman müşterinin de sana söz söyleme hakkı vardır, kendi reklam işlerinde revize manyağı yapmıyorlar mı seni? onlar sadece direk tükürürüm demiyorlar, çok güzel olmuş, eline sağlık, çok beğendik ama şurasını biraz değiştirebilir miyiz, renklerini biraz daha logomuza yakın yapabilir miyiz, fontu da daha sıcak bir font seçsek diye başlayıp kibar cümlelerle aynı şeyi söylemiyorlar mı? eğer bir heykeltraş olarak devletten sipariş almışsan, devlet senin müşterin demektir ve müşteri senin yaptığını beğenmeme hakkına sahiptir, o heykeli gidip ülkenin büyük firmalarından birine yapmış olsa ve de o firma sahibi heykeli beğenmese sanat düşmanı mı olacak? ki şu anda bildiğim kadarıyla aynı noktaya farklı bir heykel ya yapılıyor ya da yapılması için plan üzerinde çalışıyorlar…

            7-ah şu dünyanın en çok gazetecisinin hapiste olduğu haberi, şimdi pkk yayın organlarından birisi apoya basın kartı çıkartsa, apoda hapisteki bir gazeteci mi sayılacak? http://www.ahaber.com.tr/Gundem/2012/12/17/tutuklu-gazeteciler-gercegi bu linkte hapisteki gazeteciler listesi var, adam vurmaktan yatan adamın basın kartı var diye tutuklu gazeteci sayısına mı eklemek gerekiyor? bir gazeteci eğer yazdıklarından, fikirlerinden dolayı içerideyse buna hep beraber karşı çıkalım ama içerideki gazeteci kimliği altında yatanların bir çoğu farklı şiddet, silah kaçakçılığı, ruhsatsız silahla adam yaralama ve benzeri suçlardan yatıyor, pkk ve benzeri örgütler militanlarına basın kartı çıkartıyor sonra da bakın gazeteciler içeride oluyor…bir gazeteci yazılarından dolayı tutuklanıyorsa bu heryerde yanlıştır, kasıtlı, bilerek yalan haber, iftira yazıyorsa tazminat davası açarsın ve kararın ertesi günü aynı gazete de aynı sayfada kusura bakmayın halkım ben yalan haber yaptım diye manşet attırarak cezalandırırsın, zaten bu cezayı bir kaç kere yiyen arkadaşın dürüst gazeteci itibarı kalmaz ve de kendi kendine yok olup gider…

            8- o tarihi binalarla ilgili ne gibi planlar yapıldığını bilmediğim için bir şey diyemeyeceğim, şu anda da internetten araştıracak vaktim yok ama bir ara bakar sana söylerim…

            9- en eskisi 50 yaşındaki varoş evlerinin kentsel dönüşümüne mi kültürel ve sosyolojik kıyım diyorsun, eğer o evleri şimdi sen dönüştürmezsen, ilk depremde doğa dönüştürecek ama nolcak canım, altı üstü bir kaç fakir, bidon kafa ve göbeğini kaşıyan adam ölür en fazla dersen bilemem…

            10- bu saydıkların zaten daha önce hiç yoktu di mi? 2002den önce bu ülkede bir tane bile tecavüz, taciz olmamıştı, rahşan affıyla çıkanlar tekrar kadınlara, kızlara tecavüz edip öldürmemişlerdi, ankarada parkda oynarken park yanındaki inşaata kaçırılıp tecavüze uğrayan ve sonrasında da öldürülen 5 yaşındaki kız çocuğunun katili de rahşan affıyla çıkmamıştı…bu dedikleri sürekli olmuş ve maalesef halen olan ve de eğer çok büyük cezalar verilmezse tarih boyunca da olacak olan şeyler, sanki dün güllük gülistanlıktı dünya da sonra böyle oldu deme…hüseyin üzmez vardı evet, en son bildiğim hapisteydi, onu savunmamı bekliyorsun? benim elimde yetki olsa küçük kızlara taciz, tecavüz edenlerin hepsini direk asarım, kadınlara tecavüz edenleri de asarım…suçları kanıtlandıktan sonra saniye harcamam, bu tarz şerefsizlerin aldıkları her nefes boşadır…hatta ibret olsun, ileride böyle bir adi suça yeltenecek kimselere de korkutucu, caydırıcı olsun diye kılıçla kafalarını kestiririm…

            merak etme fatmagül seyircisi değilim, belki senin adını bile duymadığın yabancı dizileri de izlerim, david lettermanı da, jay lenoyuda seyrederim, conan o’brienıda, ki bu ikisi obamacıdırlar ama bir sürü eleştiri getirirler fakat eleştiri ile ağır küfrün arasında bir fark vardır, zaten küfrü de fikri olmayanlar eder genelde…ayrıca iki ülke arasındaki küfür kültürü arasındaki farkı da düşün istersen, orada kimse seni fuck u dedin diye öldürmez ama burada yolda birine küfür ettiğinde dayak yeme olasılığın %99, öldürülme olasılığın %40lardadır…

            sonlara doğru da hiç çark etmedim, sen wishful thinking yapmışsın galiba…herşeyin başı eğitim falan değil, özellikle bizim ülkemizi anlatan çok güzel bir laf vardır ” bu kadar cehalet ancak tahsille olur” diye…güzel ülkemi çok iyi tarif eden bir sözdür…

            • Eren

              Her yasağa ve her sınırlamaya, daralmaya bir bahanen, mazeretin ve oradan buradan verecek bir örneğin var. Sen eğer rahatsız olmuyorsan, ki rahatsız olmamak gibi bir hakkın sonuna kadar var, benim sana anlatacak bir şeyim pek kalmadı. Ama ben rahatsız oluyorum, rahatsız olduğum için de sokaktayım.

            • Eren

              Ha bir de “orada da var” örneğini genel olarak inanılmaz ezik buluyorum. Neden bizim yaptığımız şeyleri tastiklemek için “orayı” baz alıyoruz. Biz yapalım, örnek olsun.

              • elturco78

                Sen oralar üzerinden tez öne sürersen ben de sana oralar üzerinden cevap veririm…her şeye bir bahanem ya da mazeret bulmama gerek yok, bir soru sorduğunda bunun bir cevabı olduğunu da bilmelisin…bu ülkede baskı var, yaşam tarzımıza müdahele ediliyor demek biraz insafısızlık olur, baskının ne olduğunu ben yaşadım, yaşam tarzımıza müdaheleyi çok net gördüm, 3 erkek kardeş toplam 48 ay askerlik yaptık, benim annem kapalı olduğu için hiç birimizin ziyaretine bile gelemedi, askeri hastanede ameliyat oldum ama aileme söyleyemedim, hava değişimi için istanbula geldiğimde otobüs terminalinden beni alırlarken öğrendiler ameliyat olduğumu…ki biz milliyetçi bir aileyiz, mehter marşları, atalarımızın kahramanlık hikayeleri ile büyütüldük, öyle sadece osmanlıdan başlamadı bizim hikayelerimiz, alparslan da vardı, oğuz kaan da, timur da vardı, attila da, vatan için can feda diye büyüttüler bizi, acemi birliğinde gideceğimiz yerler açıklandığında bana ankara çıktı, yaşadığım utancı anlatamam, oysa doğuya düşücem diye ne dualar etmiştim…aşırı milliyetçi, vatansever olarak büyütüldük ama o vatan benim ailemi düşman olarak gördü her zaman…bir insan bir şeye inanıyorsa, inandığı şey yanlış bile olsa onda tutarlı olmalı…gezi parkı diye gidip sonra ordu göreve diye slogan atan ama kendisi askere gitmemek için 40 takla atan arkadaşlarım var, sinema tv okumuş ama sırf askeri tecil ettirebilmek için halkla ilişkilere girmeye çalışmış, bedelli çıkınca da, kanun onaylanır onaylanmaz sabah banka açılmadan kapısında bekleyip aman hemen yatırayım sonra bir aksilik olursa ben yırtarım diye koşturuyordu…eğer iş gerçekten ağaç olsaydı ben de sizinle beraber yürürdüm ama senin de ilk başta yazdığın gibi iş gezi ya da aağaç değil, yoksa eylemcilerin kahraman ilan ettiği divan otelinin aslında zamanında yanındaki hyatt otel ile birlikte gezi parkının bir parçası olduğunu ve oradaki yeşil alana yapıldığını da bilir ve orayı da protesto ederlerdi, gerçek ağaç, yeşil alan protestolarına canı gönülden destek veririm ama ağaç bahane sen daha anlamadın mı dersen o zaman bir dur derim, 3 bin polise taşlar, molotoflarla saldıran grup hemen yanıbaşındaki apo posterlerine, kürdistan bayraklarına ses çıkartmıyorsa o zaman dur derim…atm yakıp içindeki paraları almaya çalışan hırsızlara göz yumuyorsa orada dur derim, halk için buradayız deyip sonra civarda park etmiş halkın araçlarını yakıyorsa orada dur derim, meydanda kahrolsun starbucks deyip sonra da istiklalin içindeki starbucksa gidip keyif çatıyorsa samimi bulmam…tomanın altında poz verip şov yapan adam uyuturucu ticaretinden aranıyorsa şüphe ederim, talepleriniz nedir dendiğinde, 3. havalimanı, 3. köprü ihalelerini iptal et, kanal istanbul olmasın dersen o zaman niyetinden şüphe ederim… ifade özgürlüğü istiyoruz deyip sonra da bizim gibi düşünmeyenlerin diye dümdüz gidenlerin ne kadar özgürlük yanlısı olduklarından şüphe ederim… öyle sizin körü körüne akp ve tayyip düşmanı olmanız gibi ben de körü körüne akp ve tayyip aşığı değilim, yanlış hatırlamıyorsam 5 seçim oldu 2002den beri, 3 genel, 2 de yerel seçim, bunların içinde 2 kere akp’ye, 2 kere bbp’ye ve bir kere de saadet partisine oy verdim, beğendiğim bir hizmeti olduğunda bunu ödüllendirerek oy verdim, beğenmediğimde de başkasına oy verdim, hani sizin koyun dediğiniz insanlar varya, git onlara sor niye oy verdin diye, kimisi hastanelerde yaşadığı değişiklikten bahsedecek, kimi de ulaşımda ama hepsi sana bir somut örnek gösterecek, elle tutulur bir neden gösterecek ama chp’ye oy veren kitleye neden oy verdin diye sorduğunda ise ülke elden gidiyor, şeriat geliyor, cumhuriyet yıkılıyor diye hayali düşmanlardan başka bir şey söyleyemecek, kimisi de futbol takımı tutar gibi biz dede’den chp’liyiz diyecek, bunları araştırıp ona göre çözümler üretmek, politikalar geliştirmek yerine 2 paket makarna bu işin sırrı dersen daha çooook sandık mağlubiyeti yaşanır…iş 2 paket makarnaysa çıkar 3 paket makarna verirsin sen kazanırsın…

                • Eren

                  Senin itilip kakılmış olman, ötekileştirilmiş olman şimdi güçlü ve çoğunluk olduğun için diğerlerini ezme hakkın olduğu anlamına gelmez. Ben sana da üzülürüm, kendime de üzülürüm. İdeolojilerimiz farkı orası kesin, ama sen ortaokulda dayak yediği için lise sona gelince geleni geçeni döven çocuk gibisin. Dediğim gibi eğer benim korkumu haklı ya da geçerli görmüyorsan zaten hükümet neyse sen de osun… Ben “polise de yazık” diyebiliyorum ama sen benim tarafımı hiç göremiyorsun. Ben ulan 10.000 polisin hepsi mi manyak, hepsi mi sadist diyorum sen 500.000 protestocudan 2 tanesini alıp herkesi anarşist yapıyorsun. Ben net, kesin ve kararlı bir AKP mualifiyim. Dünya görüşümüz farklı, benim hayatımda dualara, besmelelere, allah yazmışlara yer yok. Ama ben onların bu hakkını saklı tutarken ve ne yaparlarsa yapsınlar bana ne kendi hayatları derken karşı taraftan aynı empatiyi ne yazık ki göremiyorum. Bu tartışma burada bitsin, gerekiyorsa sen haklısın derim…

                  • elturco78

                    o zaman bir filizofun sözüyle bitirelim, “söylediklerinize katılmıyorum ama bunu savunmanız için hayatımı verebilirim”…

                    • Eren

                      Çok tatlısın.

  2. rahim ertap

    http://www.miller.com.tr/ (giriş yasak)

    http://www.turktuborg.com.tr/tuborg.php (giriliyor ama sadece şirketin bilançosu ıvırı zıvırı var nedense sitede?)

    http://www.mariachi.com.tr/ (giriliyor ve bira vs de görülüyor içinde, şaşırtıcı)

    http://www.absolut.com/tr/ (malesef diyor, sizin diyor, ülkenizde diyor…)

    yasak koymayı bile doğru düzgün uygulayamıyorlar.

Ahkamlar

Switch to our mobile site